ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ ANABİLİM DALI

 

KIRIK  KOMPLİKASYONLARI

 

Prof.  Dr.  HAKAN  KINIK

www.ortopediktravma.com

 

 

Kırık  komplikasyonları  genel  olarak  şu  başlıklar  altında  toplanır:

Kemik iyileşmesindeki bozukluklar (delayed union, nonunion,   malunion,  avasküler nekroz )

Enfeksiyon

Yumuşak  doku yaralanmaları  (damar  yaralanmaları, sinir   hasarları,  kompartman  sendromu)

Pulmoner  komplikasyonlar     ( ARDS, yağ  embolisi  sendromu, pulmoner tromboemboli )     

Kanama  ile  ilgili  sorunlar     ( şok,  DIC,  hematom,  trombotik  trombositer  purpura )

GİS  komplikasyonları (organ yaralanmaları, alçı  sendromu,  stress  ülserleri )

Refleks  sempatik  distrofi

Geç  komplikasyonlar  ( myositis  ossifikans,  posttravmatİk  osteoartrit,   immobilizasyon  hiperkalsemisi )

 

KAYNAMA  GECİKMESİ  (DELAYED  UNION)  VE  KAYNAMAMA  (NONUNION,  PSÖDOARTROZ)

          Kırık  iyileşmesinin,  kırığın  yeri  ve  tipine  gore  ortalamanın  gerisinde  kalmasına  kaynama  gecikmesi (delayed union)  denir.  Bu süre her  kırığa  gore  değişmesine  rağmen  uzun  kemikler  için  ortalama   3 ila  6 ay  arasındadır. Kırık  oluşumundan  itibaren  en  az  9  ay  geçmiş  olmasına  rağmen  klinik  ve  radyolojik  olarak  yeterli  iyileşme  olmaması   ve   röntgen  bulgularında  en  az  3  aylık  duraklama  kaynamama  veya  psödo artroz  olarak  değerlendirilebilir. 

        Bu  kemik  iyileşme  anomalileri,    yüksek  enerjili  travmalar  sonucu   ve  kanlanması  sınırlı  kemiklerde   daha  sık  izlenir. 

 

KIRIK  KAYNAMASINI  ETKİLEYEN  SİSTEMİK  FAKTÖRLER:

Yaş  (Küçüldükçe  hızlanır )

Beslenme (Malnütrisyonlarda  yavaşlar )

Steroidler (Negatif   etkiler )

Antikoagülanlar   (Negatif   etkiler )

Radyasyon   (Negatif   etkiler )

Yanıklar   (Negatif   etkiler )

Kafa  travması  (Kırık  iyileşmesi  hızlanır )

 

KIRIK  KAYNAMASINI  ETKİLEYEN LOKAL  FAKTÖRLER :

Kırık  hattında  fazla  hareket   ( yetersiz  fiksasyon )

Kırık  uçları  arası  açıklık  ( yumuşak  doku  interpozisyonu,  distraksiyon,  malpozisyon,  kemik  kaybı )

Kanlanmanın  azalması   ( nütrisyonel  arterin  yaralanması,  periostun  aşırı  soyulması,  komünit  kırıklar )

Enfeksiyon

HİPERTROFİK  NONUNİON  (PSÖDOARTROZ)

Konservatif  tedavİ  sonrası  çıkan  nonunionların % 90’ı ve  cerrahİ  tedavi  sonrası  çıkan  nonunionların  küçük  bir  kısmı hipertrofik  tiptedir. Hipertrofik  tip  yetersiz  immobilizasyon  sonucu  ortaya  çıkar,  kırık  uçları  canlı  ve  reaktiftir.  Grafilerde  çok  miktarda  kallus  ve  kırık  uçlarında  skleroz   görülebilir.  Yeterli  immobilizasyon  sağlanınca  çok  kısa  sürede  kaynama  gerçekleşir.  Greftleme  gereksizdir.

 

ATROFIK  NONUNION  (PSÖDOARTROZ)

Callus  yoktur. Kırık  uçları  arasında  yumuşak  doku  interpozisyonu   olabilir.  Kanlanması  az  veya  ölü  kemik  fragmanlar  arasında  gelişir.  Kırık  uçları  cansızdır.  Tedavide  ölü  uçların  rezeksiyonu, stabil  fiksasyon,  kırık  hattında  kompresyon,   dekortikasyon  ve  bolca  greftleme  gereklidir.  Elektrik  stimülasyon  ve  osteojenik  potansiyeli  olan  maddelerin  enjeksiyonu  da  denenebilir.

 

MALUNION

Kırığın  klinikman  önemli  derecede  kötü  kaynamasıdır.  Çocuklarda  en  sık  suprakondiler  humerus  kırıkları  sonrası  cubitus  varus  deformitesi  görülür.  Malunion ;  angulasyon,  kısalık,  rotasyon veya  kombinasyonları  şeklinde  olabilir.  En  önemli  malunion  eklemiçi  kırıkların  malunionudur.  Bu  kırıklardaki  birkaç  milimetrelik  deplasman  ile  iyileşme  yük  dağılımının  değişmesine  bağlı  erken  dönemde  kıkırdak  harabiyeti  ve  posttravmatik  osteoartrite  yol  açar.  Bu  neden  ile  eklemiçi  kırıklarbüyük  çoğunlukla  açık  anatomic  redüksiyon  ne  internal  fiksasyon  ile  tedavi  edilirler.  Malunionlar  ayrıca  geç  sinir  lezyonlarına,  osteoartroza  ve  kısalığa  neden  olabilir.  Korrektif  osteotomiler  ile  tedavi  edilir.

 

AVASKÜLER  NEKROZ

Kemikte  belli  bir  bölgenin  kanlanmasının  bozulması  sonucu  hücre  ölümü  ile  giden bu  komplikasyon,  nonunion,  osteoartrit  ve  kollaps’a   neden  olabilir.  İntraartiküler  kırıklar  sonrası  daha  sık  görülür.  Özellikle  :  femur  baş  ve  boynu,  humerus  başı,  skafoid,  femur  kondilleri  ve  talus  kırıkları  sonrası  daha  sıktır. Hastanın  şikayeti ağrıdır.  Erken  devrede  direkt  grafide  bulgu  olmayabilir.  Bu  dönemde  en  duyarlı  tetkik  MRI,  daha  sonra  ise  sintigrafidir.  Radyografik  olara  once  skleroz,  daha  sonra  kollaps,  müdehale  edlmez ise  eklem  aralığında  daralma  ve  artroz  ile  seyreder.  Klinik  olarak  ileri  dönemlerde  hareket  kısıtlılığı  olabilir.  Yerine  göre  eksizyon,  artroplasti  veya  artrodez  ile  tedavi  edilir.

 

ENFEKSİYON

Genelde  açık  kırıkların  komplikasyonudur  ve  osteomyelite  neden  olabilir.  Enfeksiyon  gelişimini  önlemek  için  yaranın  bolca  yıkanması (irrigasyon),  yeterli  debridman  ve  antibiyotik  proflaksisi  şarttır  (sefalosporin + aminoglikozit ).  Ölü  dokuların  rezeksiyonu  işlemi  olan  debridman’ın  ; cilt,  ciltaltı,  kas , fasia  ve  kemik  olarak  tüm  ölü  dokuları  kapsaması  çok  önemlidir.  Debridman  yetersiz  yapılırsa  antibiyotik  proflaksisine  rağmen  enfeksiyon  kaçınılmazdır.  Hastaya  ayrıca  tetanus  proflaksisi  yapılmalıdır (0.5 mg. Tetanus  toxoidi + immünizasyonu  bilinmeyenlere  ek  olarak  250  IU  tetanus  Ig.)  Bu  işlemlerden  sonra  kırık  tesbiti  yapılır.

 

DAMAR  YARALANMALARI

Arter  yaralanmalarının  % 18’i  kırık  ve  çıkıklar  ile  ilişkilidir. Damar  hasarlarının %  45’inde  komşuluk  nedeni  ile  sinir  yaralanması  da  mevcuttur.  Distal  nabızların  alınmaması,  soğukluk,  solukluk,  kapiller  ve  venöz  doluşun  olmaması  damar  hasarını gösterir.  Büyük  veya  genişleyen  hematom,  dışa  kanama,  açıklanamayan  hipotansyon,   üfürüm,  sinir  hasarı  yİne  damar  yaralanması  açısından  şüphe  uyandırmalıdır. 

Nabızsızlık  damar  yaralanması  için  şart  değildir.  İntiması  hasarlanan  bir  damarda  tromboz  gelişip  akım  durana  kadar   nabız  alınabilir  ( geç  kaybolan  nabız ).

Çocuklarda  travma  karşısında  aşırı  vazospasm  olabilir.  Böylece  yaralanma  olmaksızın  distalde  nabızsızlık ve  iskemi  gelişebilir.

Acil  anjiografi  ve  6  saat  içinde  onarım  şarttır.  (ven  onarımı  tartışmalı).  Zaman  yeterli  ise  önce  kırık  stabilizasyonunu  yapmak  avantajlıdır  ( ARİF  tercih  edilir). Çocuklarda  4  saati  geçmiş  arter  yaralanmalarının  sonuçları  % 50  kötüdür.    %  30’u  geç  amputasyon  gerektirir. 

 

SİNİR  YARALANMALARI

Yaralanma ; kırık,  transport,  redüksiyon  sırasında  olabildiği  gibi  deformitelere  bağlı  geç  dönemde  de  çıkabilir.  Hasarların  çoğu  gerilmeye  bağlı  nöropraksidir  ve  % 70’i  3  hafta  içinde  geçer.  Geç  dönemde  çıkanlar  kompresyon,  kemik  fragman  veya  osteofit  sürtünmesi  veya  gerilmeye  bağlıdır.

Erişkinlerde  görülen  tüm  ulnar  sinir  felçlerinin  % 50’si,  çocukluk  dönemi  dirsek  kırıklarına  bağlıdır. Aşağıda  kırığa  bağlı  olası  sinir  yaralanmaları  belirtilmiştir : 

Vertebra  kırıkları  :  medulla  spinalis

Omuz  kırıkları - çıkıkları  : N.  Axillaris

Humerus  kırıkları  :  N. Radialis

Medial  epikondil  kırıkları  :  N. Ulnaris

Radius  başı  kırıkları  :  Post.  interosseous  n.

Kalça  çıkığı,  asetabulum  kırığı  :  N. Sciaticus

Fibula  başı  kırığı  :  N.  Peronealis

Tedavide  tamir,  greft,  dekompresyon,  angüler  deformitelerin  düzeltilmesi,  transpozisyon  yapılabilir.

 

KOMPARTMAN  SENDROMU

Fasialarla  sınırlı  ve  kas,  damar  ve  sinir  içeren  kapalı  boşluklarda   basınç  artışı, iskemi  ve  izleyen  değişikliklerdir.  Normal  değeri  0  - 5  mm. Hg.  olan  kompartman  basıncı  değişik  nedenler  ile  artabilir.  Basınç  artışı  intrakompartmantal  arteriyel  dolaşımı  yavaşlatarak  iskemiye  neden  olur.  Zamanında  tedavi  edilmezse  kaslarda  nekroz,  fibrozis  ve  kontraktürler  gelişir    ( Volkman’ın  iskemik  kontraktürü )

         Kompartman  basıncını  arttıran  nedenler  şunlardır :

1) Kompartman  büyüklüğünün  azalması 

          sıkı alçılar

          fasial  defektlerin  gergin  kapatılması,   

          sıkı  bandajlar

2) Kompartman  içeriğinin  artışı

          kanama

          permeabilite  artışı ( travma, yanık,  egzersiz,  iskemi)

 3) Kapiller  basınçta  artış

          egzersiz

          venöz  obstrüksiyon

 4)  Kas  hipertrofisi

 5)  Damar  dışına çıkan  infüzyonlar

 6)  Nefrotik  sendrom

Tutulan  ekstremitede  beklenenden  daha  fazla  ağrı,  şişlik  ve  gerginlik,  paresteziler,  bir  süre  sonra  duyu  kayıpları,  çok  geç  devrelerde  nabızda  azalma  veya  kaybolma  ve  felç  görülür.  Pasif  germe  ile  ağrıda  artış  en  erken  bulgulardandır.  Şüphelenildİğinde  hemen  kompartman  basıncı ölçülmelidir.  Wİck  yöntemİ  ile  kompartman  basıncı    40  mm. Hg.  üzerİndekİ  veya  3 - 4  saat  30  mm.Hg’de   seyreden  hastalara  fasiotomi  endikedir. 

 

POSTTRAVMATİK  REFLEKS  SEMPATİK  DİSTROFİ  (SUDEK  ATROFİSİ)

Kırık  sonrası  yineleyen  sensitif  stimulusların  refleks  sempatik  stimülasyon  ile  devamlı  vazomotor  cevap  doğurması  ve  sonuçlarıdır.  Vazomotor  cevap sonucu  kemikte  poroz,  kaslarda  atrofi  ve  kontraktür,  dokularda  ödem  ve  fibrosis,  cilt  bulguları  ağrı,  hiperestezi  ve  hassasiyet  gelişir.

Röntgen  bulgusu  semptomların başlangıcından  6 - 8  hafta  sonra   poroz  ve  ekmekiçi  manzarası ile çıkar.  Sintigrafide  uptake  azalmıştır.  Hastalık  3  devreye  ayrılır :

1) Erken  devre : Cilt  ıslak,  sıcak,   kırmızı  ve  şiştir,    devamlı  yanıcı  ağrı  mevcuttur.

2) Distrofik devre : Cilt  kuru,  soğuk,  soluk,  şiş  ve  gergindir.  Eklem  hareket  genişliği  azalmaya  başlamış  ve  osteopeni   başlamıştır.

3) Atrofik  devre : Ciltte  atrofi,  kaslarda  atrofi,  fibrosis  ve  kontraktürler,  rom  çok  azalmış,  şiddetli  osteopeni  vardır.

Tedavi : Erken  devrede  fizik  tedavi,  programlı  egzersizler, kontrast banyolar, non-steroid antiinflamatuar’lar  ve  psikolojik  destek  uygulanır.  Bunlara  cevap  yoksa  sempatik  blokaj  yapılır.

 

YAĞ  EMBOLİSİ

Uzun  kemik  kırıklarından  2 - 3  gün  sonra  çıkan  ARDS  ve  koma  ile  seyreden  bir  sendromdur. Dispne,  boğulma  hissi,  hemoptizi,  taşikardi,  takipne,  arteriel  hipoksemi,  ateş,  konjunktiva  ve  boyunda   peteşiyal  tarzda  kanamalar  ve  nörolojik  bulgular  (konfüzyon,  fokal  konvülsyonlar,  deserebre  postür...)  ile  gider.  Radyografide  AC  ödemi  görüntüsü  vardır. Proflakside  kırıkların  acilen  stabilizasyonu  şarttır.   Steroid  yararlı  olabilir. Tedavide   pulmoner  destek,  sıvı  ve  elektrolit  imbalansının  düzeltilmesi.  Steroid  ve  heparin  uygulanır.

 

HETEROTOPİK  OSSİFİKASYON

Tüm  major  eklemler  çevresinde  oluştuğu  bildirilmiştir.  Etiyoloji  kesin  olarak  bilinmese  de  yumuşak  doku  travması sonrası  kemıkleşme  suçlanmaktadır. Kafa  travması  (% 15)  ve  yanıklarda  daha  sıktır.  Kırık  yerin  çevre  yumuşak  dokularında,  3 - 4  hafta  sonra  inflamasyon ve  hassasiyet  başlar.  Grafi  karakterisiktir.  Tedavide  indometasin  ve  difosfonatlar  kullanılabilir.

 


Akademik Kadro  Alt Birimler  Genel Bilgiler  Dersler

Linkler  Tarihçe  Yayınlarımız  Home  English