ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ ANABİLİM DALI

 

İSKELET SİSTEMİ TRAVMALARI, KIRIK VE ÇIKIKLAR

Prof.Dr.Bülent ERDEMLİ

Dıştan veya içten gelen zorlamalarla kemik dokusunda olan ayrılmaya veya kemiğin anatomik bütünlüğünün ve devamlılığının bozulmasına kırık denir. Kemikteki bozukluk ufak bir çatlaktan (fissür),bir  veya bir çok kemiğin kırılmasına kadar olabilir. Kırığı yapan zorlama  aynı zamanda kemiğin etrafındaki cilt, kas, tendon , ligament, damar, sinir ve organlarıda zedeleyebilir.

Kırığı oluşturan sebepler ile kırık lokalizasyonları yaş dönemlerine göre farklılıklar gösterir. Şöyleki , yeni doğan döneminde doğum travmaları, çocuklarda düşme, hırpalanma ve trafik kazaları, orta yaşta trafik ve iş kazaları ve ileri yaşlarda düşmeler ve tümoral olaylar kırık yapan başlıca nedenlerdir. Yeni doğanlarda en çok klavikula, femur cismi , humerus kırılır. Çocuklarda humerus suprakondiler kırıkları başta olmak üzere dirsek çevresi ve önkol kemikleri ile femur cismi en çok kırılır. Orta yaşta tibia, femur ve radius distali en çok kırılan bölgelerdendir. İleri yaşlarda femur boynu, trokanterik bölge, humerus proksimali ve radius distali en çok kırık görülen bölgelerdendir.

Kırık Tipleri

1.Kırık Yapan zorlamaya göre

                -  Direkt zorlama ile olan kırıklar

          - İndirekt zorlama ile olan kırıklar

2.Kırık sayısına göre

                -  Tek (basit) kırık

                        - Multiple kırık

3.Kemik doku sağlamlığına göre

                - Normal kemikte kırık

                       - Patolojik kırık

                        - Stress kırığı

4.Kırık çizgisine göre

                - Transvers

                      - oblik

                 - Spiral

                      - Kopma (avülsiyon)

                       - Parçalı (comminuted)

5.Kırık derecesine göre

                - Tam (ayrılmış) kırık

                       - Tam olmayan kırık  

·      çatlak (fissür, linear kırık)

·      yeşil yaş ağaç kırığı (green stick)

·      çökme (deprese)

·      tazyik (kompresyon)

·      dişlenmiş (impakte)

·      epifiz ayrılması (epifizyoliz)

6.Kemiğin anatomik bölgesine göre

                - Distal bölge kırıkları

                       - Cisim (shaft) kırıkları

                      - Proksimal bölge kırıkları

                      - Epifiz bölgesi kırıkları

                       - Özel yerleşme yerindeki kırıklar(malleol , pilon, suprakondiler….)

                      - Kırıklı çıkıklar

7.Dış ortamla ilişkiye göre

                - Kapalı kırıklar

                     - Açık kırıklar

                Kırık belirti ve Bulguları

                Kırık tanısını doğru olarak koyabilmek için hastanın çok süratli olrak, fakat dikkatli öyküsünü dinlemek, soruşturma yapmak ve klinik , radyolojik bulgu ve belirtileri değerlendirmek gerekir.

Kırıkların Öyküsü:  Bilinci yerinde olanların kendisinden veya çevresindekilerden beş soruya cevap aranmalıdır ;

1.   Nasıl oldu ?

2.   Nerede oldu ?

3.   Ne yapıldı ?

4.   Ne zaman oldu ?

5.   Neresi  yaralandı ?  

Kırıkla beraber kemik ve eklemlerin hareketine yardım eden kas ve tendonlarla, onu örten fasya ve cilt de yaralandığı için belirtilerin bir bölümü kırık olmadan da olabileceğinden tüm belirtiler; 1.Travmaya ait genel belirtiler, 2.Kırığa özgü belirtiler diye ikiye ayrılır.

Travmaya ait belirtiler:

1.Ağrı ve duyarlılık: Spontan , direkt (basınçla uyandırılan) veya indirekt (uzaktan uyandırılan) olabilir.

2.Hematom

3.Ekimoz

4.Fonksiyon bozukluğu

Asıl kırık belirtileri:

1.   Hastanın duruşu (inspeksiyon): Yaşlı bir hastada travma sonrası alt ekstremite eğer adduksiyon, dış rotasyon ve kısa görülüyorsa akla kollum femoris kırığı gelmelidir.

2.   Deformite: Kırık uçlarının yer değiştirmesi ile olur. Kırık uçlarının birbirinden ayrılmasına deplasman, uçlar birbirlerinin üzerine binmişse overriding, fragmanlar birbirinden uzaklaşmışsa distraksiyon, öne arkaya veya yan düzeyde açılanmasına angulasyon , kırık uçlarının kendi ekseni etrafında dönmesine ise rotasyon denir.

3.   Krepitasyon  (palpasyon)

4.   Anormal hareket

5.Radyolojik inceleme: Değeri çok fazladır. Kırık derecesi ,sayısı, uçların durumu, kırığın yeri, çıkık ve yabancı cisim bulunuşu ancak iyi bir radyolojik inceleme ile sağlanabilir. Kural olarak;  kırığı düşünülen kemiğin alt ve üst eklemlerininde aynı film kasetinde görülmesi gerekir. Örneğin, ulna proksimal uç kırığında radius başı da incelenmelidir (Monteggia kırığı) . Çocuklarda radyolojik inceleme simetrik yapılmalıdır. Her kemiğin en az  ön-arka ve yan grafileri alınmalıdır.

Çıkıklar:

Eklemi oluşturan kemiklerin normal ilişkiler dışında yer değiştirmesine, eklem yüzlerinin birbirinden ayrılmasına çıkık (Luksasyon) denir.Eğer eklemi oluşturan kemikler birbirinden tam ayrılmazsa subluksasyon denir. Eğer çıkık bir kere olduktan sonra ufak travmalarla adeta hiç sebebsiz yere tekrarlarsa bunlara habituel, yani alışkanlık haline gelen çıkıklar denir.  Çıkıkların % 50 I kadarı omuzdadır, % 25 dirsekte, % 15 kalçada görülmektedir.

Belirtiler:

Her travmada görülen ağrı, şişlik  ve ekimoz görülebilir. Asıl çıkık belirtileri ise şunlardır:

1.Hastanın duruşu: Çıkık olan kişi kol ve bacağını özel bir durumda tutar.Omuz çıkığında kol uzamış gibidir ve diğer eliyle çıkıklı dirseğe destek olur, omuz yuvarlaklığı kaybolur, akromion kabarıklaşır, bunun altında çöküntü olur (apolet belirtisi).

2.Elastiki fiksasyon: O eklem için beklenen hareket tam yapılmaz, takılır kalır, normal hareket açısını kazandırmak için zorlanırsa elastiki bir dirençle karşılaşılır.

3.Nörovasküler muayene

4.Radyolojik inceleme

Kırık İyileşmesi:

Kırılan kemiğin onarımı veya iyileşmesi kırık yerinin gene kemikten bir doku ile birleşmesi ile olur. Kırık iyileşmesi kırığın olduğu an başlar ve olgun, organize kemik doku ile kırık uçlar bütünleşinceye kadar devam eder. Kırık iyileşmesi birbiri içine geçmiş 3 dönemde olur:

1.   İnflamatuar (kırık hematomu ve organizayonu) : 1-4 gün  %10

2.   Reperasyon (onarım) : 4-40 gün  %40

3.   Remodeling (kemiğin yeniden şekillenmesi) : 25-100 gün  %70

Kırık iyileşmesini etkileyen genel faktörler: yaş, diyet, hormonlar, diabet, anemi, ilaçlar Lokal faktörler: venöz staz, kırığın yeri, vasküler durumu, şekli, kusurlu tedavi, enfeksiyon, kemik tümörleri.

Olumlu etki yapanlar: gelişme hormonu, tiroksin, kalsitonin, insülin, vit.A ve D, anabolik steroidler, Olumsuz etki yapanlar: kortikosteroid, raşitizm, anemi, geç maniplasyon, denervasyon.

Kırık Komplikasyonları: 4 grupta sınıflandırılır.

1.Kırılan kemik yerindeki komplikasyonlar

A. Kaynama geçikme ve yokluğu

·      kaynama (konsolidasyon) gecikmesi

·      kaynama yokluğu  (psödoartroz )

B. Kusurlu kaynama

·      açılı kaynama (angulasyon)

·      köprülü kaynama (sinostoz)

·      kal fazlalığı (exuberant callus)

C. Büyüme ve gelişme kusuru

·      kısalık

·      uzama

D. Avasküler nekroz

E.  Osteomyelit

2. Kırığa komşu dokulardaki komplikasyonlar

A. Kas ve cilt yaralanmaları

B.  Kan damarlarındaki yaralanmalar

·      kompartman sendromu

·      arter yaralanmaları

·      ven yaralanmaları

C. Periferik sinir yaralanmaları

D. Tendon yaralanmaları

E.  Kemiklerin çevreledikleri organların yaralanmaları

3. Kırığa yakın bölgelerdeki komplikasyonlar

A. Eklem sertliği

B.  Travmatik artrit

C. Myositis ossifikans

D. Refleks sempatik distrofi (sudeck atrofisi)

4. Kırıktan uzaktaki veya sistemlerdeki komplikasyonlar

A. Şok

B.  Yağ embolisi, tromboemboli

C. Pnömoni

D. Dekubitis

E.  Delirium tremens

F.  Kırık ateşi

G. Böbrek taşı

Psödoartoz: Kırığın iyileşmesi için beklenen süre geçtiği halde kırıkta iyileşmenin olmamasına kaynama yokluğu (non-union) ve kaynamayan yerde hareketli yalancı bir eklem yapısının gelişmesi ve uçların sklerozu nedeniyle yalancı eklem , psödoartroz denilmektedir. Lokal ve genel bazı nedenleri olabilir. Yetersiz redüksiyon, interpozisyon, distraksiyon, kemiğin vasküler yapısının zedelenmesi, enfeksiyon, yetersiz fiksasyon, erken hareket, patolojik kırıklar lokal nedenler olarak sayılabilir. İleri yaş, diabet, kronik enfeksiyonlar, avitaminozlar, osteoporoz ise genel faktörlerdir. Psödoartrozlar Weber tarafından  uçların vasküler yapısına göre sınıflandırılmıştır. 1- Biyolojik olarak aktif yani vital (fil ayağı, at tırnağı, oligotrofik) 2- Biyolojik olarak aktif yani  vital olmayan (kelebek, parçalı kırık, defekt, atrofik). Klinik belirtiler: Ağrı , hassasiyet, anormal hareket, şekil bozukluğu, ekstremitede atrofi görülür. Radyojik belirtiler: 1- Kırık çizgisi açıktır 2- fragman uçları skleroze ve yuvarlaklaşmıştır 3- uçlarda medullar kanal tıkalıdır 4- skleroze bölge gerisinde osteoporoz vardır.

Avasküler nekroz: Besleyici damarlardan kemiğe yeterli kan gelmemesi nedeniyle kemiğin ölümü yani nekrozudur.Bu nekroz damar bozukluğundan olduğundan iskemik veya avasküler, iltihapsız olduğundan aseptik nekroz diyede adlandırılır. Ensık görüldüğü kırık tiplerinin başında femur boyun kırığı, el bileği scafoid kırığı,Humerus kollum anatomikum kırığı, talus  boyun kırığı gelmektedir. Erken tanıda manyetik rezonans görüntüleme çok önemlidir. Çünki klinik ve direkt radyolojik bulgu olmaksızın MRİ de (+) bulgular saptanabilir.CT ve sintigrafi ise daha çok hastalığın evrelendirilmesinde kullanılır. Radyolojik incelemede erken belirti, eklem yüzü hemen altındaki subkondral kemiğin kollapsı, çökmesi sonucu eklem yüzüne komşu olarak daha radyolusen olarak yarım ay şeklinde iskemik nekroz bölgesi görünür.Ölü kemik için başlangıçta en doğru radyolojik  belirti, çevredeki kemikte yoğunluk(osteoskleroz) farkı olmayışıdır. Ağrı ana semptomdur. Zamanla osteoartritik değişiklikler gelişir ve eklem aralığı daralır.Yer yer kistler ,osteosklerotik ve osteoporotik alanlar dikkati çeker.

Kompartman sendromu: Kapalı osteofasyal veya fasyal bir kompartman içinde çeşitli nedenlerle basıncın artması sonucunda bu bölme içindeki dokuların (damar,kas,sinir) basınç altında kalmasına kompartman sendromu denir. Bası ortadan zamanında ortadan kaldırılırsa  basınç altındaki kas, damar ve sinirler giderek normale döner,yani değişiklikler geçici,reversibldir. Fakat akut kompartman sendromu devam ederse kas ve sinir nekrozuna bağlı kontraktür ve deformiteler gelişir bunlara Volkmann iskemik kontraktürü denir. Kompartman içi basıncı normalde 0- 20 mm Hg olarak kabul edilir. 30 mmHg nın üzerinde tesbit edilmesi acil dekompreyon endikasyonudur. Diastolik kan basıncı - kompartman içi basınç arasındaki fark  çok önemlidir. Matsen etyolojik sebebleri iki ana grupta toplamıştır. A. Kompartman içeriğinin, büyüklüğünün azalması: 1- sıkı sargı , alçı veya pansuman uygulaması 2- fasya defektlerinin kapatılması 3- yanıklar ve donma B. Kompartman içeriğinin artması: kanama, hematom, yılan ısırması, nefrotik sendrom, replantasyon, turnike süresinin uzaması, hemofili,antikoagülan tedavi, crush sendromu, osteotomiler. Kompartman sendrumunun ensık görüldüğü kırıkların başında çocuklarda suprakondiler humerus kırıkları, erşkinlerde ise tibia cisim kırıklarıdır. Klinik belirtiler baş harflerini alarak H A S A N olarak kısaltılabilinir. H- His husuru, A- Ağrı, S- Solukluk, A- Adele felci, N- Nabız alınamaması. Ağrı en erken ve en önemli belirtidir. Ağrı tesbitle azalmaz. Üst ekstremitede parmakların pasif ekstansiyonda gerilmesi ile ağrı uyandırılması bu sendromun erken tanısı için patognomikdir. Cilt gergin, şiş ve parlaktır.Bazen ciltte büller gelişir, yüzeyel venler dolgunlaşır. Duyu bozukluğuda erken belirtilerdendir. Basıncın uzun süre yüksek kalması durumunda ise nöromuskuler hasar nedeni ile parezi ve pareziler gelişir.

Açık Kırıklar:

Cilt ve/veya mukozayı zedeleyerek dış ortamla ilişkili olan kırıklara açık kırık denir. Daha çok alt ekstremitede görülür. Tibia kırıklarının % 20 si açık kırıklardır.Gustilo açık kırıkları 3 grupta toplar:

Tip 1: 1 cm den küçük yara vardır. Şayet ciltte bül , derin ekimoz varsa bu gruptan sayılır. Kırık çizgisi transvers, veya hafif parçalı, kısa obliktir.

Tip 2: yara 1 cm den uzun ve geniştir. Fakat ağır yumuşak doku kaybı, ciltte avülsiyon yoktur.

Tip 3: Kas, cilt ve nörovasküler yapılar dahil yumuşak dokularda fazla  parçalanma, nekroz olur,yabancı cisimler bulunur. Yara 10 cm de büyüktür. 3 alt grubu vardır.

                3A:İleri derecede yumuşak doku kaybı var, ancak periostal sıyrılma(degloving) yoktur.

                3B:İleri yumuşak doku kaybı ve periostal sıyrılma var

                3C: Travmatik amputasyon ,Nörovasküler yaralanma mevcut

Çocuk Kırıklarının Özellikleri:

1. Daha çabuk iyi olurlar :Çocuklarda periost kalın ve beslenmesi daha zengindir. Femur cisim kırığı yeni doğanda 2-3 haftada, gençlerde 12-16 haftada, yaşlılarda ise 16-20 haftada kaynar. Yaş büyüdükce iyileşme süreci uzar.

2.   Kemik uzunluğu artar. İyileşme sürecindeki hiperemi nedeni ile epifiz etkilenir ve uzunlamasına büyüme hızlanır. Kırık çizgisi epifiz büyüme plağına ne kadar yakın ise uzunlamasına büyüme o oranda artar.

3.   Açılanma düzelir. Wolf kanunu sebebiyle açılanma olan kırıkta, konkav tarafta kortikal kemiğin kompresyonu burada enlemesine büyümeyi artırarak çukurluğun dolmasına yani düzelmesine, konveks taraftaki gerilme ise buradaki fazlalığın rezorpsiyonunu sağlayarak kabarıklığın düzelmesine yardım eder. Çoçuk nekadar küçük ve kırık epifize ne kadar yakın ise deformitenin kendiliğinden düzelme şansı o kadar çoktur. Hareket açısı yönüdeki deformiteler daha iyi tolere  edilir.

4. Psödoartroz görülmez.

5. Rotasyonu tolere edemez.

6. Epifiz büyüme plağı bozularak deformitelere neden olabilir.

 


Akademik Kadro  Alt Birimler  Genel Bilgiler  Dersler

Linkler  Tarihçe  Yayınlarımız  Home  English